7 Haziran 2026 tarihinde, Ankara’nın Beypazarı ilçesinde tarihi Suluhan’da Türk-Japon Kültür Günleri’nin açılış töreni düzenlendi. Etkinliğe Beypazarı Kaymakamı Ünal Çoşkun, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Ticaret Odası Başkanı İrfan Çelik ve Belediye Başkan Yardımcısı Sezai Tolunay’ın yanı sıra Japonya’dan gelen konuklar da katıldı. Programda, 30 kadın sanatçının eserlerinin sergilendiği Uluslararası Sanat Sergisi ve Uluslararası Çocuk/Gençlik Sanat Sergisi’nin de açılışı yapıldı. Etkinlik boyunca Türk ve Japon sanatçılar, müzik ve dans gösterileri ile katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Kültürel etkinlikler, 9 Haziran’a kadar devam edecek.
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, törende yaptığı konuşmada, asırlık dostluk bağlarını yeniden canlandırmak amacıyla bir araya geldiklerini vurguladı. Kasap, “Bir zamanlar İpek Yolu kervanları buradan geçerken sadece ticaret yapmıyordu; Asya’nın en doğusundan dostluk hikayeleri de getiriyordu. Bugün, Türk-Japon Kültür Günleri ile bu tarihi mekanda bu kadim bağ yeniden hayat buluyor. Beypazarı, yalnızca geçmişiyle övünen bir tarih merkezi değil, dünya ile etkileşimde bulunan evrensel bir vizyona sahip bir şehirdir. Son iki yılda, 20’den fazla ülkeden misafirlerimizi uluslararası dans festivallerimizde ağırladık. Japon dostlarımızla kurduğumuz bu yeni bağ, bir şehrin büyüklüğünün coğrafi sınırlarla değil, dünyaya anlatabildiği hikayenin derinliğiyle ölçüldüğünü gösteriyor. Geleneklerimize olan bağlılığımız ve zanaata duyduğumuz saygı, tüm mesafeleri ortadan kaldırıyor. Bugün, konaklarımızın ahşap kokusu ve Japon kültürünün huzur veren ruhu burada ortak bir dilde buluşuyor” dedi.
Japon Kadın Sanatçılar Derneği Başkanı Shiho Seto ise Türkiye’nin Japonya için özel bir ülke olduğunu belirtti. Seto, “Birçok kişi bu uluslararası serginin ilk durağının neden Türkiye olduğunu merak edebilir. Ancak benim için Türkiye’nin önemi sadece tarihsel olaylarla sınırlı değil. Yedi yıl önce bir Türk ailesinin yanında kaldım ve beni kendi ailelerinin bir ferdi gibi kabul ettiler. Bu süreçte Türk insanının sıcaklığını ve samimiyetini deneyimledim. Bu nedenle Türkiye benim için sadece bir yabancı ülke değil, dostlarımın yaşadığı bir yer. Ayrıca, Türkiye’nin 1985 yılında İran-Irak Savaşı sırasında Tahran’da mahsur kalan Japon vatandaşların tahliyesine yardım etmesi ve 2011 Büyük Doğu Japonya depreminde de Japon halkının yanında olması unutulmaz. Türkiye’nin geçmişteki iyilikleri için minnettarım. Sanatın, insanların kalplerini birbirine bağlayacak güçte olduğuna inanıyorum. Birlikte başaramayacağımız şeyleri birlikte başarabiliriz” şeklinde konuştu.
Programda yer alan Türk-Japon Kadınlar Derneği üyesi Ayşe Güzin Gürsel, etkinlikle ilgili olarak, “Japon halkını ve kültürünü seviyoruz. Onlar da bizi seviyor. Atatürk döneminden beri bu tür bir yakınlaşmanın olduğunu biliyorum. Japonya’ya yaptığım ziyarette de bu samimiyeti hissettim” dedi.