Adını atom bombasından alıyor: Bikini 80 yaşında

Adını atom bombasından alıyor: Bikini 80 yaşında

Kadınların en çok sevdiği deniz giysisi olan bikininin ortaya çıkışı, ABD’nin Bikini Adası’nda yaptığı atom bombası denemesinden tam dört gün önceydi. Adını da yarattığı imajla alakalı olmayan bu olaydan aldı.

Nükleer bomba denemesinin izlerini adında taşıyan bikinin mucidi ise bir erkekti. Hem de modadan anlayan biri değil bir makine mühendisi.

Fransız makine mühendisi Louis Reard, 80 yıl önce bikiniyi keşfederek bir çığır açacağından habersizdi. Hatta bu nedenle yeni keşfini sergileyecek profesyonel bir manken de bulamadı. Parisli modaevleri bikiniyi sergilemekten kaçındığı için Reard bir striptizci ile anlaşarak 5 Temmuz 1946’da Paris’in ünlü havuzlarından Molitor’da bikinisini ilk kez sergiledi.

“Ahlak” tartışması

Heyecan büyüktü, çünkü o dönemin standartlarına göre bu kadar çıplak ten gösterilmesi aşırıydı. Ahlak bekçileri öfkelendi. muhafazakâr kesim, savaş sonrası yıllarında bir kadının “utanmazca soyunmak yerine etek ve uzun önlük giyerek dolaşması gerektiğini” savunuyordu.

1963 yılında Almanya’nın Hamburg Limanı’nda bikini tanıtımı (Fotoğraf: picture alliance/L. Heidtmann)

Louis Reard ise bir reklam sloganında kendi icadının ölçütlerini şöyle belirlemişti: “Bir bikini, ancak bir alyansın içinden geçirilebildiğinde bikini sayılır.”

Bu elbette şakacı bir ifadeydi, çünkü daha sonra daha fazla kumaştan oluşan modeller de tasarladı.

Nükleer bombaya alışmaktan daha zor

O dönemde bir deniz giysisinin bu kadar açık oluşuna alışmak, nükleer bomba fikrine alışmaktan daha zordu. 50’li yıllarda plajlarda bikini yasağı uygulamaları vardı ve hatta şimdilerde bikinilerle özdeşleşen Brezilya’da bikini karşıtı dernekler kurulmuştu.

Moda dergilere de bikiniye mesafeyi yaklaşıyordu. Örneğin Vogue dergisi, başlangıçta bu yeni trend hakkında oldukça temkinli haberler yaptı. Ancak 1950’lerin başında Brigitte Bardot ve Marilyn Monroe gibi yıldızlar bikiniyi popüler hâle getirdikten sonra durum değişti.

Ünlü ABD’li yıldız Marilyn Monroe, 1949’da verdiği bu pozla bikininin popülerleşmesine katkı sağladı (Fotoğraf: AP Photo/Brooklyn Museum of Art)

Ursula Anders, James Bond’un “Dr. No” filminde iki parçalı beyaz bikinisiyle dalgalarla boğuşurken 1962 yılında Brigitte Bardot ise Cannes Film Festivali’ne bikinisiyle katıldı.

Moda dergileri de zamanla iki parçalı mayoya giderek daha fazla yer vermeye başladı. 1960’larda bikini nihayet yaz modasının doğal bir parçası hâline geldi ve Vogue’da düzenli olarak yer aldı.

Göbek deliğine sansür

Ancak ilginç bir ayrıntı var: Amerikan Vogue dergisi yer verdiği bikinili fotoğraflarda başlangıçta göbek deliğini göstermiyordu. O yıllarda bikini, göbek deliği gizli kalacak şekilde fotoğraflanır veya ona göre bir tarz yaratılırdı. O dönemde göbek deliğinin görünür olması skandal olarak kabul ediliyordu. Bu tabu ancak 1960’larda yavaş yavaş ortadan kalktı.

Bikininin icadından sonra gelen özgürlükler

Mayo modasındaki bu devrim kadınların özgürleşmesiyle de paralellik gösterdi. Doğum kontrol hapı ve mini etek de bu dönemde ortaya çıktı. 1960’ların öğrenci ayaklanmalarında ise kurulu düzene karşı isyan başladı. Dolayısıyla bikini, birçok kadın için bir kurtuluş hamlesiydi.

Bikini günümüze kadar cazibesinden hiçbir şey kaybetmedi. Kadınlar artık, ister dolgun ister ince olsun, vücut hatlarını ya da hamileliklerinin izlerini, tıpkı bazı erkeklerin iri göbeklerini gururla sergilediği gibi doğal bir şekilde gösterebiliyorlar.

( DW )

The post Adını atom bombasından alıyor: Bikini 80 yaşında first appeared on Kilis Egitim.

Author: Zeynep Arslan