Hazine’nin Altın Borçlanma Uygulaması: Milyar Dolarlık Yük Halkın Sırtında

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2019 yılında başlattığı altınla borçlanma uygulaması ile ilgili olarak önemli bir itirafta bulundu. Ancak, bu uygulamanın getirdiği maliyetler yine vatandaşların üzerine yıkıldı. Ekonomistler, bu uygulamanın devlete büyük yükler getirdiğini ve halkın ekonomik durumunu olumsuz etkilediğini öne sürüyor.

**9,3 MİLYAR DOLARLIK YÜK**
Riskli yatırım araçları arasında yer alan altınla borçlanmanın sonuçları, yıllardır dikkat çekmesine rağmen göz ardı edildi. Ekonomist Ömer Gencal, Ekim 2025 itibarıyla Hazine’nin altın borçlanmasının bir yıllık maliyetini 9,3 milyar dolar olarak hesapladı. Bu durum, halkın yükünü 9,3 milyar dolar daha artırdı.

**HAZİNE’DEN AÇIKLAMA**
Hazine’nin altın rezervinin 1 Ocak-3 Nisan 2026 tarihleri arasında 21,5 ton azaldığına dair çıkan haberler, altın satışının başladığı yönünde spekülasyonlara yol açtı. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, rezervdeki azalmanın altın satışından değil, borç stokunun azaltılmasından kaynaklandığını açıkladı.

**”BİLİNÇLİ OLARAK AZALTTIK”**
Hazine’nin açıklamasında, “Altın cinsi borç stoku azaltılarak, borç kompozisyonunun daha dengeli hale getirilmesi ve piyasa risklerine maruziyetin sınırlandırılması amaçlanmaktadır. Vadesi gelen altın cinsi borçların tamamının yenilenmesi yerine, borç çevirme oranı bilinçli olarak yüzde 76 seviyesinde tutulmuştur.” ifadeleri kullanıldı.

**PİYASA YORUMU: “HATADAN DÖNÜYORUZ İTİRAFI”**
Sözcü gazetesinin haberine göre, piyasa Hazine’nin bu açıklamasını, “zarardan dönüyoruz” itirafı olarak değerlendirdi. Uzmanlar, yıllardır dile getirilen risklerin nihayetinde kabul edildiğini ve Hazine’nin altınla borçlanmayı azaltmaya başladığını belirtmesi ile bu politikanın yanlıştan dönüldüğü şeklinde yorumladı.

Sonuç olarak, Hazine’nin altınla borçlanma uygulamasının getirdiği maliyetler, halk için ağır bir yük olmaya devam ediyor. Ekonomik istikrarın sağlanması için bu tür riskli politikaların gözden geçirilmesi gerektiği açıktır.